ANALİST VE PROFİLCİ | Sayfa 4 | Polis Forum
  1. 2000 mesaja 200 TL ödülü kazanan arkadaşımız Dart31. kendsini tebrik ediyoruz. 2000 Mesaja 200 TL Ödül

ANALİST VE PROFİLCİ

batu1283 11 Ocak 2017 06:17

  1. batu1283

    batu1283 1.Sınıf Emniyet Müdürü

    1.719
    1.079
    0
    BAŞ

    Büyük: Hassas
    Uzun, sivri çene ve sivri kafa: Yalancı, yaltaklık etmeye yatkın
    Küçük: Duyarsız, hoyrat, incitici
    Yukarı doğru ensiz: Pişkin ve yırtık

    SAÇ RENGİ
    Sarı: Cesur
    Bal rengi: Soğuk
    Kızıl: Kurnaz
    Siyah: Korkak
     
  2. batu1283

    batu1283 1.Sınıf Emniyet Müdürü

    1.719
    1.079
    0
    Tekrar üzerine basa basa söylüyorum arkadaşlar insan unsuru kendisi değişken bir faktördür ve değişken faktörde kesin kati çıkarım bulunmak nerede imkansızdır.Ne böyle çıkarım yapacak istatistik veriyi bırakın yapılan incelemeler genellikle insan iletişimde bulunmak ve gözlemle alakalı verilerdir.Yani Uzun sivri çene yapısı ve sivri kafalı birine gidipte :) ben okudum sen okuduğuma göre yalancı ve yaltaklık yapmaya meyilli birisin demeyin :)
     
  3. batu1283

    batu1283 1.Sınıf Emniyet Müdürü

    1.719
    1.079
    0
    Meslekte karşılaştığımız en büyük sorunlarından biride maalesef iletişimde dikkat etmediğimiz küçük nüanslardır.Kullanılan kelimeleri seçerken dikkatsizliğimiz veya karşı tarafın kullandığı kelimelere dikkat etmeyişimiz aslında konuşarak çözülebilecek ve anlaşılabilecek bir çok unsurun gözden kaçmasına neden olmaktadır. örnek vermek gerekirse bir sorumuza karşı cevap aldığımızda şahısa a) Yalan söyleme b) doğruyu söyle c) Doğruyu mu söylüyorsun? şeklinde aynı anlama gelen üç sorudan birini sorabiliriz ama hangisi doğru soru ? veya orta yaşlarda bir bayana hitap ederken Teyze,abla, Hanımefendi kelimelerden herhangi birini kullanabiliriz fakat verilecek cevap kullandığımız kelime ile bağlantılı olduğunu yüz hatlarından,mimiklerinden de gözlemleyebilirsiniz
     
  4. batu1283

    batu1283 1.Sınıf Emniyet Müdürü

    1.719
    1.079
    0
    a)İletişim bir bilgi alışverişi değildir. Verilen bilgiyi etkileyen duygu ve davranışın oluşturduğu farklı bir bütündür.
    b)İletişim kişiye değil, kişiyle yapılır.
    c)Paylaşım ve karşılıklı iletişimi gerektirir.
    d)Sözlü ve sözsüz iletişim işaretleriyle bir bütündür.
    e)İletişimin sözel olmayan öğeleri beden dili ve ses tonudur. Beden dili ve ses tonu, kişinin tarzını, tavrını ve söylenenin algılanış biçimini belirler.
    BEDEN DİLİ

    Beden dili insanlık tarihi açısından en eski iletişim aracımızdır. Beden dili duygu ve düşüncelerimizin yansımasıdır. İnsanların yüzyüze kurdukları ilişkide, kelimeler %10, ses tonu %30, beden dili %60 önem taşır. Buradanda anlaşıldığı gibi iletişimde kelimelerden 6 kat ,ses tonunun 2 katı kadar önem taşıyan bir unsur.Peki buna ne kadar dikkat ediyoruz? Meslek olarak devamlı insanla iletişim içerisinde oluduğumu göz önünde bulundurusak bu konuda ne kadar eğitimliyiz ?
     
  5. batu1283

    batu1283 1.Sınıf Emniyet Müdürü

    1.719
    1.079
    0
    BEDEN DİLİ ÖZELLİKLERİ

    1-Beden duruşu Jestler
    2-Mimikler Göz teması
    3-Başın kullanımı Ayakların kullanımı
    4-Oturmak için seçilen yer Oturma biçimi
    5-Mesafe
    6-Giyim Kullanılan aksesuarlar
    7-Bakım ve makyaj
     
  6. batu1283

    batu1283 1.Sınıf Emniyet Müdürü

    1.719
    1.079
    0
    Doğrudan Göz İlişkisi
    Bir kişiyle konuşurken dikkat edilecek en önemli noktalardan biri, nereye baktığınızdır. Doğrudan konuştuğunuz kişiye bakmak, karşınızdaki kişiye samimiyetinizi iletmenize yardımcı olur ve mesajınızın etkisini artırır. Yere bakarak veya gözlerinizi kaçırarak konuşmanız, karşınızdaki kişinin üstünlüğünü kabullenme olarak yorumlanacaktır.
    Doğrudan göz ilişkisi kurmak ve sürdürmek konusunda aşırılığa kaçmamak gerekir.
    Sürekli olarak bir insanın gözlerinin içine bakmak hem o kimsede rahatsızlık doğurur, hem de gereksizdir. Doğrudan göz ilişkisi de zamanla geliştirilebilir. Bunun için, dikkatinizi göz temasınıza yöneltmeniz ve birisiyle konuşurken, gözlerinizi kullanış biçiminizin farkında olmanız gerekir.
    Belli bir zaman sonra iletişimde göze doğru odaklanma olduğunda diğer unsurlarında etkisi ile iletişimde kat ettiğiniz yolun farkına varabilirsiniz
     
  7. batu1283

    batu1283 1.Sınıf Emniyet Müdürü

    1.719
    1.079
    0
    Beden Duruşu (Postür)
    İnsanlar birbirleriyle ilişkilerinde çok farklı beden duruşları içindedir. Biriyle çok özel bir konuyu görüşen kişi hafifçe öne eğilir. Çocuğa eğilerek konuşan yetişkin, karşısında işbirliğine çok daha yatkın bir çocuk bulacaktır.
    İlişkide olduğu kişiyi doğrudan karşısına alan ve dik bir beden duruşuna sahip olan kişi, mesajına güvenli bir özellik katmış olacaktır.
    İki büklüm, boynu bükük, "süklüm püklüm" beden duruşları ne kadar hatalıysa, omuzları geriye atılmış, göğüs dışarı çıkmış, baş yana eğilmiş, meydan okur, savaşa davet eder türdeki beden duruşları da aynı ölçüde hatalıdır.
    Başı ve bedeni dik tutarak konuşmak ve dinlemek, dikkat ederek zamanla beden duruşunu güvenli tavır yönünde geliştirmek mümkündür.
     
  8. batu1283

    batu1283 1.Sınıf Emniyet Müdürü

    1.719
    1.079
    0
    Mesafe ve Bedensel Temas
    Mahrem mesafe, herkesin tipik olarak asansörde yaşadığı, tanımadığınız insanlarla yakın olduğunuzda rahatsızlık duyacağınız mesafenin ölçüsüdür.
    Hangi toplumda olursa olsun mesafe, insan ilişkilerinde önemli bir etkiye sahiptir. Bir insana çok yakın oturmak veya ona yakın durmak, elini omuzuna, sırtına koymak, koluna, eline değmek iki kişi arasındaki ilişkiye belirli bir "özerklik, yakınlık ve sıcaklık katar.Tabi bu mesafeyi iletişime geçeceğiniz kişinin konumu ve durumu ile değerlendirmek gerekir.Yani karakola gelmiş bir bayanın şikayetini veya herhangi bir müracaatını alırken yakınlık sıcaklık göstermek için omuzuna el atmak ,elini tutmak :) anlamında değil
    Yakınlık isteği içinde olmayan kimse ise rahatsızlık duyar ve savunucu olur. Bu sebeple böyle bir yakınlık girişiminden önce, bu yakınlığın karşıdaki kişi tarafından nasıl değerlendirileceğini sözlü olarak ölçmekte yarar vardır.
    Karşıdaki kişinin koyulan mesafeyi veya bedensel teması nasıl algıladığına dikkat edilmesi gerekir. Aksi takdirde ortaya rahatsızlık verecek yorumlar ve istenmeyen sonuçlar çıkması kaçınılmaz olur.
     
  9. batu1283

    batu1283 1.Sınıf Emniyet Müdürü

    1.719
    1.079
    0
    Jestler
    Uygun ölçüde ve uygun şiddette yapılan jestler bir konuşmaya güç katar. Bu konuda dikkat edilmesi gereken, jestleri konuşmadaki eksik kelimeleri tamamlayacak bir araç olarak kullanmamak, yabancı dile hakim olmayan birinin ifadesini elleriyle tamamlaması gibi bir duruma düşmemektir.
    Bundan başka sert ve sinirli jestlerin, dinleyenlerde rahatsızlık doğurduğu unutulmamalıdır. Rahat, sakin ve yumuşak jestler, konuşmacının kendine güvenini, konuştuğu konuya hakimiyetini ortaya koyduğu yönünde yorumlanmaktadır.
     
  10. batu1283

    batu1283 1.Sınıf Emniyet Müdürü

    1.719
    1.079
    0
    Mimikler
    İnsan ilişkilerinde hiçbir şey, belki yüz ifadesi kadar önemli ve anlamlı olamaz. Üzüntünün veya kızgınlığın gülümseyen bir ifadeyle, sevincin çatık kaşlarla ifade edilmesi uygun düşmez. Güvenli bir ifade, verilen mesajla uyum içindeki bir ifadedir. Öfkeli bir mesaj veya memnuniyetsizlik en açık olarak donuk bir ifadeyle verilebilir.
    Ses Tonu, Şiddeti ve Konuşmanın Akıcılığı
    Ses tonunun kullanılma biçimi, sözlü ilişkinin hayati bir parçasıdır. Tek heceli bir kelime, örneğin "git" kelimesi, söyleniş biçimine bağlı olarak pek çok anlama gelebilir. "Git" vardır, "seni bir daha görmek istemiyorum" anlamına gelen; "git" vardır, "kal, hiç gitme" anlamına gelen.

    İnsanlararası ilişkilerde yaşanan en küçük gerginlik, kendini önce ses tonunda ortaya koyar. Büyük çoğunlukla gündelik ilişkilerde canlı, neşeli, enerjik bir ses tonu, insanlar üzerinde olumlu etki bırakır. Ancak ortada bir gerginlik ve sorun varsa ses tonunun yumuşak ve sakin olması çatışmayı önler ve işbirliğini kolaylaştırır.

    Monoton, dinleyende bıkkınlık yaratan, kolayca dikkatin dağılmasına sebep olan bir konuşma üslubuyla kişi ortaya ne kadar orjinal fikirler koysa da ikna edici olmakta güçlük çekecektir.

    Sert ve kesin konuşma biçimi, çoğunlukla dinleyenlerde savunuculuğa sebep olur ve rahatsızlık doğurur. Ayrıca sesine özür diler gibi bir ton veren kişilerin, karşısındakiler tarafından istekleri kolayca geri çevrilir veya söyledikleri önemsiz olarak görülür.

    Duygu ve düşüncelerinizi olumlu yönde geliştirebilmek için beden dilinizin sunduğu imkanları kullanabilirsiniz. Dünyada tekrarlanamayacak tek şey ilk izlenimdir. Bu sebeple beden dilini hayat amaçları doğrultusunda düzenlemeyi öğrenmek, büyük önem taşır.
    yazan: Prof.Dr. Asuman Türkel
     
  11. batu1283

    batu1283 1.Sınıf Emniyet Müdürü

    1.719
    1.079
    0
    Beden dilini anlatırken %90 lık kısmının ses tonu ve beden dilinin oluşturduğundan bahsettik.Ve önceki bölümlerde Beden dilini kullanırken dikkat edilmesi gereken hususlardan bahsettik.iletişimde sözcükleri kullanırken insanların hal ve hareketlerinin istem dışı olarak yapılarak hareketlerinin insanların söylemlerindeki doğruluk payını veya takındığı tavır ve durumu hakkında bilgiler içerdiğini belli bir mesleki birikimi meslektaşlarım bilir.Gerçeği saklayan kişinin göz bebeklerini kaçırması gibi.
    Burada yapılan bazı hareketlerin ne anlama gelebileceği konusunda bir kaç noktada bilgi paylaşacağım
     
  12. batu1283

    batu1283 1.Sınıf Emniyet Müdürü

    1.719
    1.079
    0
    * İşaret parmağını kaldırıp konuşanlar, gizli bir şekilde karşısındakini tehdit eder. Elleri kenetli olanlar ise, genel bir olumsuzluk ya da hayal kırıklığı yaşadıkları mesajını verirler.

    * Ellerini önde birleştirerek el pençe divan duran kişiler, karşısındakine ne isterseniz yaparım demek isterken, ellerin arkada birleşmesi ise kendine olan özgüveni, meydan okumayı anlatıyor.

    * İnsanlarda elin çeneyi okşaması bir kimsenin karar verme sürecinde olduğunu gösterirken, dinleyen kişinin eli yanaktayken, başparmağı çene altındaysa karşısındakine eleştirel, hatta rekabetçi yaklaşımını sergiliyor.

    * Diğer parmakların ağzı örtmesi ise, iki şeyin ipucu olarak nitelendirilirken, ''Benim söyleyeceklerim var'' veya ''Sana inanmıyorum'' olarak değerlendiriliyor.

    * Vücut dilinde kişiler kendilerini güvende hissetmek için genelde masa, kürsü gibi bir yerin arkasında olmak istiyor. Eğer bu yoksa savunma güdülerini bacak bacak üzerine atarak ya da kolları kavuşturarak gösteriyorlar.

    * Özellikle yabancı ortamlarda bulunanlar, kollarını kavuşturarak savunmaya geçiyor, bu sırada başparmaklarını dışarda bırakanlar ise, ''Savunmadayım ama rekabete hazırım'' mesajı veriyor.
     
  13. batu1283

    batu1283 1.Sınıf Emniyet Müdürü

    1.719
    1.079
    0
    Bacak mesajları

    * Bacak bacak üstüne atmak ise, savunmanın diğer bir şekli. Daha çok kadınların tercih ettiği bu oturuş, içine kapanıklık ve savunmaya geçme duygusunun göstergesi kabul ediliyor. Kişi kabuğuna çekiliyor ve fikrini açıklamaya karar verdiğinde bacak bacak üzerine atmaktan vazgeçiyor.

    * Bacağını dizden büküp diğerinin üzerine koyarak oturuş ise meydan okuma, hırs ve rekabetin işareti olurken, ayakları çapraz durumda olan kişilerin sakladıkları itirafları veya verebilecekleri tavizler bulunuyor.

    * Yalan söyleyen kişiler ise, yüzüne dokunup, gözlerini kaçırıyor, erkeklerin büyük çoğunluğu yalan söylerken yakasıyla oynuyor ve gömleğini gevşetiyor.
     
  14. batu1283

    batu1283 1.Sınıf Emniyet Müdürü

    1.719
    1.079
    0
    Erkeklerin büyük çoğunluğu yalan söylerken yakasıyla oynuyor ve gömleğini gevşetiyor. :) Cem Yılmaz bir gösterisinden bundan uzun uzun bahsetmişti.Söylediklerinde "Erkek olarak yalan söyleyecek donanım yoktur " :)
    [MEDIA=youtube]81zxTuF3e7c[/MEDIA]
     
  15. batu1283

    batu1283 1.Sınıf Emniyet Müdürü

    1.719
    1.079
    0
    Burada bahsettiğim konular bazıları için uçuk veya tuhaf bir bakış açısı olarak görülebilir.Belki de hastalıklı bir beyinin takıntısı olarakta düşünebilirsiniz. :) Gerçek hayatta veya mesleğinizi icra ederken işe yarayıp yarayamıyacığınıda sorgulayabilirsiniz.Takdir sizin ben yine burada imkanım elverdiğince paylaşımda bulunacağım .Şahsım olarak burada paylaştıklarım ve daha paylaşmadığım metodlarla hem mesleğimde hem sosyal çevremde hemde iletişim kurduğum insanlar üzerinde etkisini görüyorum .
     
  16. batu1283

    batu1283 1.Sınıf Emniyet Müdürü

    1.719
    1.079
    0
    Bu konu ile ilgili 12/01/2017 tarihli hemde mesleğimizi ilgilendiren bir haberi burada paylaşayım
    Nöropsikoloji araştırmacısı Dr. Habip Demirel, Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’a suikast düzenleyen Mevlüt Mert Altıntaş için ilginç tespitlerde bulunarak, “Suikastçı Mert’in kulak memesi yapışık. Bu tür insanlar hipnotize edilebilecek insanlardır. Mert’in ön iki dişinin arası açık, bu tür insanlar riski severler” dedi.

    İl Koordinasyon Kurulu toplantısına katılarak “Beynin Davranışlarını Etkileyen Dinamiklerin Nöropsikolojik Analizleri” hakkında kamu kurum ve kuruluşları bilgilendiren Nöropsikoloji araştırmacısı, yazar ve aynı zamanda Türk Kızılayı Samsun Şube Başkanı Dr. Habip Demirel, “Kadın ve erkek beyinleri birbirine benziyor olsa bile cinsiyete göre organik, hormonal, nörotransmiter ve nörokimyasal olarak değişimler göstermektedir. Bu farklılıklar kadın ve erkek davranışlarının da farklılığını oluşturur. Erkek beyni egemenlik, güç, iktidar sahibi olmayı daha öncellerken, bayanlarda güzel görünme, şefkat, koruma ve kaybetmememe, sahip olduklarını muhafaza etme güdüsü etkindir. Erkek beyini ise kazanmak, daha fazlasına sahip olmak, ödüllendirilmek ister” diye konuştu.
     
  17. batu1283

    batu1283 1.Sınıf Emniyet Müdürü

    1.719
    1.079
    0
    ERKEKLER İLE KADINLARIN FARKLARI

    Kadınlarda işitselliğin, erkeklerde ise görselliğin baskın olduğunu ifade eden Demirel, “Cemal Safi’nin bir sözü vardır: ‘Kadınlar duyduklarına aşık olur, erkeklerse gördüklerine. O yüzden kadınlar makyaj yapar, erkekler ise yalan söyler.’ Erkekler görselliğe duyarlılar. Eş ve arkadaş seçiminde de bakarlar, severler, aşık olurlar, beğenirler ama ruhunu kendileri doldurur. Kadınlar işitseldir. Kadınlar daha çok görünme üzerine tamamlanır yani erkeklerde görsellik baskın, kadınlarda işitsellik baskındır. Koku duyusu da kadınlarda çok baskındır. Bunun için parfüm fabrikaları da kadınların üzerine yürüyor. Tat da erkekler daha baskındır. Çünkü en ünlü aşçılar erkeklerdir” şeklinde konuştu.
     
  18. batu1283

    batu1283 1.Sınıf Emniyet Müdürü

    1.719
    1.079
    0
    YALANI TESPİT ETMENİN 7 KURALI

    Bir kişinin yalan konuştuğunu 7 koşulda öğrenilebileceğini belirten Demirel şu bilgileri verdi: “Yalanın 7 koşulu vardır. Bir konuyu sorduğunuz zaman o konuyla ilgili beyin yalan söyleyecekse düşünme başlıyor. Düşünme başlayınca göz bebekleri büyüyor ve söyleyeceği şeyi hızlı bir şekilde söyleyemiyor, takılmaya başlıyor. Yalan söyleyenler kirpiklerini çok fazla kırpar. Örneğin 1 dakika içerisinde normalde göz kırpmamız 15-16’dır. Ama yalan söyleyen kişinin de göz kırpması 25-28’dir. Yaklaşık 2 kat artıyor. Doğru söyleyen bir kişi kafasını hafif yana eğer ama yalan konuşan bir kişi ise kafasını hiç oynatmaz. Bir yalanı öğrenmenin yöntemi de yalan söyleyen kişi elini burnuna atıyor. Çünkü yalan söyleyen kişinin kan basıncı artıyor. Basınç artınca buruna, özellikle kılcal damarlara kan pompalanıyor. Kan pompalanınca burundaki kıllar şiştiği için hareketlenip yan tarafa değmeye başlıyor. O zaman da kişi burnunu kaşıyor. Eğer bir kişi sizinle konuşup burnunu kaşıyorsa yüzde 100 yalan konuşuyordur. Diğer bir kuralda yalan konuşan bir kişi gülerken göz çizgilerinin de hareket etmesi gerekiyor. Eğer hareket etmiyorsa yalan konuşuyor demektir. Diğer bir kural da, yalan söylerken boğazda bir hareket başlıyor, ondan sonra da öksürüyor.”
     
  19. batu1283

    batu1283 1.Sınıf Emniyet Müdürü

    1.719
    1.079
    0
    SUİKASTÇI MERT'İN KULAK MEMELERİ YAPIŞIK

    19 Aralık günü Ankara’da katıldığı bir sergide, Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’a suikast düzenleyerek öldüren Ankara Çevvik Kuvvet Şube Müdürlüğünde görevli polis memuru Mevlüt Mert Altıntaş’ın kulak memesinin yapışık olduğu için bu tür insanların kolaylıkla hipnotize edilebileceğine dikkat çekti.

    Demirel şunları söyledi: “Suikastçı Mert’in Karlov’u öldürdükten sonra sağ ayağı kalkık. Kişi sol beyinle beraber olduğu için yapacağı şeyi tam kabullenmekte zorlanıyor, tereddüt geçiriyor ama yapıyor. Suikastçı Mert’in kulak memesi yapışık. Bu tür insanlar hipnotize edilebilecek insanlardır. Kulak memesi bitişik, küçük ve yapışıksa bu kişiler bağımlı kişilerdir. Mert’in ön iki dişinin arası açık, bu tür insanlar riski severler. Videolarda da izlendiği gibi, Mert’in başparmakları devamlı hareketli, sürekli eliyle oynuyor, gerginlik var ve burnunu kaşıdı. Çünkü yaptığı konuda tereddütlü. Kulak memeleri küçük ve bitişikse sizin yanınızdaysa size bağımlı, annesinin yanındaysa annesine bağımlıdır. Böyle birini koruma olarak arkanıza alacaksanız, bu birebir size bağımlı olacak. Yoksa başkasına da bağımlı olabilir.” Haber7.com sitesinden alıntıdır